ASAYİŞ

Mersin’deki çifte cinayette sanık hâkim karşısında

Mersin’de cezaevindeki ağabeyinin eşi Aygül Çınar (25) ile onun annesi Türkan Söylemez’i (53) tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ömer Can Çınar (23) savunmasında, "Yapmamam gereken bir suçu işledim, pişmanım" dedi
Yazı Boyutu

Olay, geçen yıl 26 Temmuz'da saat 00.30 sıralarında, Mersin’in Akdeniz ilçesi Gündoğdu Mahallesi 5720 Sokak'ta meydana geldi. Ömer Can Çınar (23), yengesi Aygül Çınar (25) ve onun annesi Türkan Söylemez'i (53) silahla vurup kaçtı. Komşuların ihbarıyla adrese ekipler sevk edildi. Sağlık görevlileri, başından vurulan Türkan Söylemez'in yaşamını yitirdiğini belirledi. Hastaneye kaldırılan yaralı Aygül Çınar da tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, fiziki ve teknik takibin ardından yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu belirlenen Ömer Can Çınar'ın, merkez Mezitli ilçesi Viranşehir Mahallesi'nde bir evde saklandığını belirledi. Şafak vakti Özel Harekat ve dron desteğiyle operasyon düzenleyen ekipler, Ömer Can Çınar ile onun saklanmasına yardımcı oldukları tespit edilen A.K., S.T. ve Ö.İ.A.'yı gözaltına aldı. Evde yapılan aramada şüphelinin olayda kullandığı suç aleti ve bir miktar uyuşturucu madde de ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Çınar ile A.K. tutuklandı, S.T. ve Ö.İ.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.   Ömer Can Çınar hakkında 'kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme', 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' ve 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mersin 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ömer Can Çınar, SEGBİS yöntemiyle katılırken, taraf avukatları ile hayatını kaybeden anne ve kızın yakınları salonda hazır bulundu.

"SANIK ÖZELLİKLE AYGÜL'Ü SÜREKLİ TEHDİT EDİYORDU"

Duruşmada müşteki Ayşe Adıyaman, Aygül Çınar'ın ablası, Türkan Söylemez'in ise annesi olduğunu belirterek sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Sanığın özellikle ablası Aygül Çınar'ı sürekli tehdit ettiğini söyleyen Ayşe Adıyaman, tırnak içinde şunları kaydetti: "Neden annemlere gitmiyorsun, annenin neden kalıyorsun diye sürekli tehdit ediyordu. Bu tehditlere ben şahidim. Sanık, olaydan yaklaşık 3 gün önce cezaevinden çıkmıştı. Cezaevindeyken de sürekli tehdit ediyordu "Şikayetçilerden Sabiha Atmacasoy da hayatını kaybedenlerin kız kardeşi ve yeğeni olduğunu belirterek, yeğeninin eşi cezaevine girdikten sonra annesinin yanında kalmaya başladığını anlattı. Eşinin ailesinin Aygül Çınar'ı kendi evlerine götürmek istediğini ifade eden Sabiha Atmacasoy, bu nedenle aile arasında sürekli tartışmalar yaşandığını söyledi. Olaydan iki gün önce Aygül Çınar'ın kayınpederi ve kayınvalidesiyle birlikte cezaevinde bulunan eşini ziyarete gittiğini belirten Sabiha Atmacasoy, şu bilgileri verdi: "Döndüğünde çok tedirgindi. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir

"KOMŞU VE ARKADAŞLARIN TANIKLIKLARI

Tanık Roza Dirli ise maktullerin komşusu olduğunu ve olay günü evlerine gittiğini söyledi. Eve gittiğinde sanık, Aygül Çınar ve annesi Türkan Söylemez'in bulunduğunu anlatan Roza Dirli, taraflar arasında normal bir konuşma geçtiğini, herhangi bir tartışma veya bağırma olmadığını söyledi. Sanığın kendileriyle kahve içtiğini ve normal davrandığını ifade eden Roza Dirli, evden ayrılmak istediği sırada sanığın ayakkabısının bağcıklarını bağlarken silahını gördüğünü vurgulayarak, tırnak içinde şöyle konuştu: "Silahı görünce korktum, çocuğumu alıp kaçtım. Bu sırada maktul ile sanık arasında bağırma çağırma olmadı, tartışmadılar.” Tanık Hadice Karataş da Aygül Çınar'ın arkadaşı ve komşusu olduğunu belirterek, olay öncesinde kendisine anlattığı bazı konular hakkında bilgi verdi. Aygül Çınar'ın eşinin cezaevinde olduğunu ve müebbet hapis cezası aldığını, bu nedenle eşinden ayrılmak istediğini kendisine anlattığını söyleyen Hadice Karataş, tırnak içinde şu ifadeleri kullandı: "Kocasının telefonda kendisini, 'Boşanırsan seni yaşatmam' şeklinde tehdit ettiğini bana anlatmıştı. Kayınbiraderinden da çok korkuyordu. Kayınbiraderinin kendisini tehdit ettiğini biliyorum ancak tehditlerin içeriğini bilmiyorum. Boşanırsan yaşatmayız, çocukları alırız şeklinde sözler söylediklerini biliyorum."

SANIK ÖMER CAN ÇINAR: PİŞMANIM

Tanıkların dinlenmesinin ardından söz verilen tutuklu sanık Ömer Can Çınar, beyanları kabul etmediğini dile getirerek, tırnak içinde şunları söyledi: "Tanıkların beyanlarına katılmıyorum. Tamamen iftiradır, kurgudur. Ben yapmamam gereken bir suçu işledim, pişmanım"

"ASIL BU İŞİN KURGUSUNU YAPAN MAKTULÜN EŞİDİR”

Duruşmada söz alan katılan vekili Avukat Sebahat Gençtarih ise cinayetin yalnızca sanık Ömer Can Çınar üzerinden değerlendirilmemesini savundu. Maktul Aygül Çınar'ın eşinin de dosyaya dahil edilmesi gerektiğini belirten Avukat Sebahat Gençtarih, ek iddianame düzenlenerek eşin de sanık olarak yargılanmasını talep etti. Sanığın azmettirildiğini öne süren Avukat Sebahat Gençtarih, tırnak içinde şu iddialarda bulundu: "Asıl bu işin kurgusunu yapan maktulün eşidir. Sanık cezaevinden çıktıktan sonra silah ve araç temin etmiş, bu cinayeti işlemiştir. Aracın içindeki kişiler de olaydan haberdardır." Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.