GÜNDEM

Hürmüz Boğazı'nda kritik güvenlik krizi: 7 tanker için saldırı iddiası

Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerine yönelik saldırı iddiaları deniz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. İran devlet televizyonu, yedi tankerin saldırılarda hasar gördüğünü veya deniz mayınlarına çarptığını öne sürdü. Umman açıklarında bir tankerin tanımlanamayan cisimle vurulduğu ve gemide çıkan yangının söndürüldüğü de bildirildi. Tankerlerin tamamına ilişkin bilgiler henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
Yazı Boyutu

Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda tanker güvenliğine ilişkin endişeler yeniden gündeme geldi. İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Donanması'nın açıklamasına dayandırdığı haberinde, bölgede yedi petrol tankerinin gece saatlerinde saldırılara maruz kaldığını veya deniz mayınlarına çarptığını bildirdi. İran medyası, dört tankerin petrol transferi sırasında hedef alındığını ve yangın çıktığını, üç tankerin ise deniz mayınlarına çarparak hareket kabiliyetini kaybettiğini ileri sürdü. Ancak gemilerin hangi ülkelere ait olduğu, olaylarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı ve bildirilen hasarın boyutu konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Yedi tankere ilişkin iddia da şu aşamada bağımsız kaynaklar tarafından bütünüyle doğrulanmış değil.

İddiaların doğrulanması halinde olay, 28 Şubat'ta başlayan İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı'nda bir günde hasar gördüğü bildirilen en yüksek gemi sayılarından biri olacak.

UMMAN AÇIKLARINDA BİR TANKER VURULDU

Bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin bir başka gelişme ise Umman kıyılarında yaşandı. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), 21 Ekim'de yayımlanan bildiriminde, Umman'ın Bukha kasabasının yaklaşık 11 deniz mili açığında bir tankerin tanımlanamayan bir cisimle vurulduğunu duyurdu. Olayın ardından gemide yangın çıktığı, alevlerin daha sonra söndürüldüğü bildirildi. UKMTO'ya göre tanker demirledi ve mürettebatın tamamının güvende olduğu belirtildi. İlk bildirimde çevre kirliliğine ilişkin bir etkinin tespit edilmediği kaydedildi. Söz konusu olayda kullanılan cismin türü, saldırının sorumlusu ve olayın arkasındaki neden hakkında kesin bir açıklama yapılmadı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİ YAVAŞLADI

Reuters'ın Kpler gemi takip verilerine dayandırdığı habere göre, tanker saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinde ciddi yavaşlama yaşandı. Haberde aktarılan verilere göre cumartesi günü boğazdan beş emtia taşıyan gemi geçerken pazar günü için herhangi bir geçiş kaydedilmedi. Önceki hafta sonunda ise 31 geçiş izlenmişti. Gemilerin otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatması nedeniyle bazı geçişlerin takip sistemlerine yansımamış olabileceği de belirtiliyor. Bu nedenle rakamlar, boğazdan geçen bütün gemilerin kesin sayısı olarak değerlendirilmemeli. Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya genelindeki deniz yoluyla taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir güzergâhtı. Bölgede güvenli geçişin aksaması, enerji arzı ve uluslararası ticaret açısından önemli riskler doğuruyor.

ABD-İRAN GERİLİMİ DENİZ GÜVENLİĞİNİ ETKİLİYOR

Bölgedeki gelişmeler, ABD ile İran arasında devam eden çatışma ve diplomatik temasların sonuçsuz kalmasıyla birlikte değerlendiriliyor. Reuters'ın haberinde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi tarafından işletilen üç geminin önceki hafta saldırıya uğradığını bildirmesinin ardından ticari deniz taşımacılığındaki yavaşlamaya dikkat çekiliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yeniden normale dönmesi için Washington'ın Tahran'ın koşullarını karşılaması gerektiğini savunmuştu. Öte yandan İran Devrim Muhafızları Donanması'nın, ABD'nin boğazda alternatif güzergâhlardan tanker geçişini sağlamaya çalışması halinde bölgedeki ABD üslerinin hedef alınabileceği yönünde uyarıda bulunduğu aktarıldı.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, yalnızca bölge ülkelerini değil, enerji ithalatına bağımlı ekonomileri de etkileyebilir. Tankerlerin güzergah değiştirmesi, sigorta maliyetlerinin yükselmesi, sevkiyat sürelerinin uzaması ve petrol arzına ilişkin belirsizliklerin artması küresel piyasalarda baskı yaratabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, son tanker iddialarının petrol fiyatları üzerindeki doğrudan etkisini belirlemek için güncel piyasa verilerinin ve resmî açıklamaların ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.