Bolu'da yaşayan Turgut Özal Anadolu Lisesi 9'uncu sınıf öğrencisi Azrasu Soykan'a henüz 13 yaşındayken lösemi teşhisi konuldu. Hastalık öncesinde basketbolla ilgilenen ve spor yapmayı seven Soykan'ın hayatı, aldığı teşhisle bir anda değişti. Uzun ve zorlu bir tedavi sürecine giren genç kız, hastanede geçirdiği günlerde yaşadığı sıkıntılarla başa çıkabilmek için resme yöneldi.
Yaklaşık 2 yıl süren tedavisi boyunca önce ebru sanatıyla ilgilenen Soykan, daha sonra karakalem çalışmalarına başladı. Hastane odasında çizdiği resimleri zamanla çoğaltan genç kız, farklı tekniklerle hazırladığı eserlerini bir sergide buluşturdu. Lösemi Haftası kapsamında açılan sergi, 2-8 Kasım tarihleri arasında Bolu Kent Meydanı'ndaki Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlıyor.
HASTANE ODASINDA BAŞLAYAN RESİM TUTKUSU
Lösemi teşhisi aldığı dönemde büyük üzüntü yaşadığını anlatan Azrasu Soykan, hastalığını öğrendiğinde basketbolu ve alıştığı yaşamı geride bırakmak zorunda kalmanın kendisini çok etkilediğini söyledi.
Teşhis sürecinde doktorların konuşmalarından hastalığını öğrendiğini belirten Soykan, yaşadığı duyguları resim yaparak aşmaya çalıştığını ifade etti. Genç kız, o günleri şu sözlerle anlattı:
"Hayatımın en renkli zamanlarını hastanede geçirdim bazı günlerimi. Yaklaşık 2 yıl önce lösemi tanısı konuldu Bolu'da. Oradan Ankara'ya sevk ettiler. Ankara'da abim doktorla konuşurken duydum, beyaz küresi yüksek demişti. Ben de internetten baktığımda lösemi hastalığında yükseldiğini duydum. İlk duyduğumda çok üzüldüm çünkü basketbola falan gidiyordum. Onları bırakmak bana çok zor geliyordu. Ailemi göremeyecektim artık. Çok zor geliyordu. O zamanlarda resme merak sardım. Resimlerle avuttum kendimi diyebilirim."
EBRU SANATIYLA BAŞLADI, KARAKALEMLE DEVAM ETTİ
Hastalığının ileri evrede teşhis edildiğini ve ilik nakli sürecinin de oldukça zorlu geçtiğini belirten Soykan, hastanede uzun süre odada kalmanın kendisini zaman zaman bunalttığını söyledi.
Resimle tanışmasının bir hemşirenin kendisine ebru malzemeleri getirmesiyle başladığını anlatan genç kız, daha sonra karakalem çalışmalarına ilgi duydu. Küçük bir flamingo çizimiyle başlayan bu süreç, zamanla farklı konularda eserler ortaya çıkarmasına yardımcı oldu.
Sergi açma fikrinin ağabeyiyle yaptığı sohbetler sırasında ortaya çıktığını belirten Soykan, eserlerini daha fazla insanla paylaşmak istediğini dile getirdi. Ağabeyinin desteği ve sanat merkezinde görevli Filiz'in yardımıyla hayalini gerçekleştiren genç kız, ilk sergisini açmanın mutluluğunu yaşadı.
RESİMLERİNİ SATARAK AİLESİNE DESTEK OLMAK İSTİYOR
Tedavisinin ardından bazı sağlık sorunları yaşamaya devam ettiğini belirten Azrasu Soykan'ın kalça kemiğinde meydana gelen erime nedeniyle bacağına platin takıldı. Diz kapağındaki erime için ise yapılacak MR incelemesinin ardından yeni bir tedavi planı oluşturulacak.
Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen resim yapmaktan vazgeçmeyeceğini söyleyen Soykan, sergi sonunda eserlerini beğenen kişilere satmayı planladığını belirtti. Genç kız, satıştan elde edeceği geliri hastane gidiş gelişleri ve tedavi masrafları nedeniyle ailesine destek olmak için kullanmak istediğini söyledi.
EN BÜYÜK HAYALİ FENERBAHÇE MAÇINA GİTMEK
Resim yapmanın kendisi için artık vazgeçilmez bir uğraş haline geldiğini ifade eden 15 yaşındaki Soykan, gelecekte de çalışmalarını sürdürmek istiyor. Genç kızın sanatla ilgili hedeflerinin yanı sıra gerçekleştirmek istediği en büyük hayali ise ailesiyle birlikte Fenerbahçe maçını tribünden izlemek.
Sevdiği takımla ilgili hayallerini de paylaşan Soykan, imzalı forma almak ve futbolcularla tanışmak istediğini belirterek, "En büyük hayalim Fenerbahçe maçına gitmek. İmzalı forma almak ve takımdakilerle görüşmek isterdim. Ailece Fenerbahçe maçına gitmek istiyorum" dedi.