Sahnede genç bir adamın seslere duyduğu özel ilgiyi anlatmasıyla başlayan hikâye, bir sunumu andıran anlatımla ilerliyor. Teknik bir merkezi andıran uzun masanın üzerindeki cihazlar, objeler, fotoğraflar ve kayıtlar, karakterin çocukluğundan itibaren seslerle kurduğu ilişkiyi ortaya koyuyor.
Başlangıçta kişisel bir hikâye gibi görünen anlatı, zamanla seslerin ortak hafızadaki yerini gözler önüne seriyor. Çocukluk seslerinden geçmiş yüzyıllarda duyulmuş seslere uzanan yolculukta seyirciler de anlatılanları kendi anıları ve duygularıyla yeniden keşfediyor.
SESLERLE BİR ŞEHRİN HAFIZASINA YOLCULUK
“Sesler”, karakterin yaşadığı şehrin seslerini takip etmesiyle bireysel tarihten ortak tarihe uzanıyor. Günlük yaşamda fark edilmeden geçilen sesler, unutulan anılar ve zamanla kanıksanan ayrıntılar oyunun merkezine yerleşiyor. Yapım, seyirciyi yalnızca duymaya değil, duyduklarının kendisinde bıraktığı izleri fark etmeye çağırıyor.
Oyunculuğunu Salih Bademci’nin üstlendiği oyunun dekor ve ışık tasarımı Cem Yılmazer’e, ses ve efekt tasarımı Oğuzhan Akalın’a ait. Müziğini Şahin Kureta’nın hazırladığı yapımın yapımcılığını Şermin Ekinci ve Sercan Apak üstleniyor. Yapım koordinatörlüğünü Elif Naz Atmaca’nın yürüttüğü oyunda Gozel Rovshanova yardımcı yönetmen olarak görev alıyor.