KEMAL ÖZKURT – Okul kantinlerinde son tüketim tarihi geçmiş ürünler, paslı tost makineleri ve yetersiz hijyen koşullarına ilişkin tespitler, çocukların güvenli gıdaya erişimini yeniden tartışmaya açtı.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimlerin denetimlerinde çok sayıda işletmeye idari yaptırım uygulanırken, Siirt’in Kurtalan ilçesinde 77’si öğrenci 88 kişinin kantin gıdasından zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılması, okul beslenmesindeki riskleri bir kez daha ortaya koydu.

Okul kantinlerinde yaşanan hijyen eksikliklerinin yalnızca işletmecilerin ihmali olarak görülemeyeceğini, kamusal denetim ve beslenme politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirten TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, “Bu tablo, kamusal eğitimin ve beslenmenin tasfiye edildiği, eğitimin bile bir piyasa metasına dönüştürüldüğü düzenin sonucudur. Çocukların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimi işletmelerin insafına, ailelerin ekonomik gücüne ya da okul yönetimlerinin kişisel duyarlılığına bırakılamaz” dedi. Paslı ekipman, uygun olmayan saklama koşulları, tarihi geçmiş ürünler ve yetersiz temizliğin bilimsel kuralların, kamusal denetimin ve insan sağlığının geri plana itildiğini gösterdiğini ifade eden Toprak, “Kantinden alışveriş yapamayan çocuklar öğün atlamak ya da okul çevresindeki daha ucuz ürünlere yönelmek zorunda kalıyor. Ceza kesmek tek başına çözüm değildir; her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı ve dengeli yemek sağlanmalıdır. Hiçbir çocuk ailesinin ekonomik durumu nedeniyle aç kalmamalı, hiçbir çocuk güvenli olmayan gıdaya mahkûm edilmemelidir” diye konuştu.

KANTİNLER PİYASAYA BIRAKILDI
Okul kantinlerinde her koşulda güvenli gıdaya erişilebildiğini söylemenin mümkün olmadığını belirten Toprak, “Eğitim-öğretim yılının başından bu yana denetimlerde ortaya çıkan paslı tost makineleri, son tüketim tarihi geçmiş gıdalar ve hijyen koşullarına uymayan atıştırmalıklar, münferit ihmal ya da kural bilmezlik değildir. Bu tablo, kamusal eğitimin ve beslenmenin tasfiye edildiği, eğitimin bile bir piyasa metasına dönüştürüldüğü düzenin sonucudur. Çocukların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimi işletmelerin insafına, ailelerin ekonomik gücüne ya da okul yönetimlerinin kişisel duyarlılığına bırakılamaz. Bu, devletin yerine getirmek zorunda olduğu kamusal bir sorumluluktur. Paslı ekipman, uygun olmayan saklama koşulları, tarihi geçmiş ürünler ve yetersiz temizlik; bilimsel kuralların, kamusal denetimin ve insan sağlığının geri plana itildiğini gösteriyor. Okul kantinleri, yüksek ihale bedelleriyle kiraya verilen ve çocukların harçlığını hedefleyen ticari ranta açılmış alanlara dönüştürülmüştür. Yüksek kira bedelleri altında ezilen işletmeci maliyeti düşürmek için ucuz hammaddeye, kalitesiz yağlara, denetimsiz şarküteri ürünlerine ve kayıt dışı istihdama yönelebiliyor. Okul Gıdası Logosu uygulamasının bir kez daha ertelenmesiyle bu çarkın sonunda kaybeden, piyasanın insafına terk edilen çocuklar oluyor. Okul kantinleri için yeniden kooperatif modeli düşünülmelidir” dedi.



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın